Özgür Düşünce Sanatı - 9. Oturum / 2. Bölüm | Özgürce Düşünebilmek İçin Ne Yapmalı? / Hakikate Âşık Olmalı / Özgür Düşünce Topluluk İçinde Tecrübe Edilmeli

Özgür Düşünce Sanatı | 9. Oturum / 2. Bölüm
Özgürce Düşünebilmek İçin Ne Yapmalı? / Hakikate Âşık Olmalı / Özgür Düşünce Topluluk İçinde Tecrübe Edilmeli
Künye:
- Mekân: Sanat Üniversitesi
- Tarih: 25.07.2024
- Münasebet: Muharrem 1446
1- Hakikate Âşık Olmak Gerekir
Özgür düşünce bir sanattır; girift ve derin olan her şeye sanat denir. Özgür düşünen biri olmak için ne yapmak gerekir? Özgür düşünceye dair yapılan bütün tavsiyeler, öyle katı matematiksel ve mühendislik formüllerinden ibaret değildir; onları bir sanat inceliğiyle hayata geçirmek gerekir, çünkü mesele son derece karmaşıktır.
İnsan kalbinin özgür düşünceyle olan bağı nasıldır? Şayet kalp hakikate âşık olur ve başka hiçbir durakta takılıp kalmazsa, işte bu hakikat aşkı seni tefekküre mecbur bırakır. Bu tefekkür ise seni her türlü engelden, el altındaki yüzeysel, sığ ve yanıltıcı sonuçlardan çekip çıkararak asıl gayeye ulaştırır. Fakat eğer kalbin ille de belirli bir sonucun ispatlanmasını arzuluyorsa, artık özgür düşünen biri değilsin demektir; zihnin taraflıdır. Psikolojide buna bilişsel yanlılık derler; zihnin önyargıya kapılmış, peşinen bir neticeye bağlanmıştır. «حُبُّکَ اَلشَّیْءَ یُعْمِی وَ یُصِمُّ» (Men Lâ Yahduruhu'l-Fakîh, c. 4, s. 380); "Bir şeye olan sevgin, seni kör ve sağır eder."
2- Güzel Arzulara Dengeli Bir Şekilde Karşılık Verilmelidir
Özgür düşünebilmek için içindeki bütün güzel ve ulvi meyillere dengeli bir biçimde cevap vermiş olmalısın ki bu denge ve sükûnet hâsıl olabilsin. Kalbindeki bütün güzellikleri gözetip onların hakkını verdiğinde, bir ahenk ve itidal kazanırsın; böylece dışarıdan gelen baskı ve dayatmalardan da özgürleşirsin.
3- Özgür Düşünce Topluluk İçinde Tecrübe Edilmelidir
Toplumda ve cemaat hayatında birtakım ahlaki ilkeler vardır ki, onlara riayet ederek kendi özgür düşünceni bulabilirsin. Özgür düşünceyi topluluk içinde pratik etmenin yollarından biri, muhalif görüşe tahammül gösterebilmektir. Bir diğeri ise bundan daha zarif ve daha derindir: Kalabalıkların içinde bulunmak ama kalbini o kalabalığa kaptırmamak! Yani topluluğun senin kalbin üzerinde olumsuz bir tesir bırakmasına geçit vermemek; ancak müspet etki bırakmasında hiçbir sakınca yoktur.
Topluluk içindeki bir diğer muazzam tecrübe ise hiç kimse hakkında suizanda bulunmamak, peşin hüküm vermemektir. Yahut diğer insanları kendinden daha üstün bilmektir! Haset etmemektir! Bunların tamamı zihinsel ve ruhsal bir kurtuluş içindir. Şayet bunlara toplum içinde dikkat edersen, zihnin yavaş yavaş fikir prangalarından ve esaretlerinden azade olur.
Özgürce düşünebilmek için övgü ve alkıştan da bağımsız olmak gerekir. Bir sanatçı da takdir edilme kaygısından arınmalıdır. Gerçek sanatçı ücretten de, geçici modadan da azadedir. Sanatçı, sırf şu an rağbette diye belirli bir kalıbın içine hapsolmaz. Sanatçı bütün bunlardan hür olmalıdır ki zihnen de özgürleşebilsin.
Your feedback on this article
Share your thoughts, suggestions, or comments regarding this article.


